• Mardin23 °C
  • Diyarbakır24 °C
  • Batman21 °C
  • Şırnak18 °C
  • İstanbul22 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erken teşhis edilmeyen glokom körlük nedeni
13 Mart 2018 Salı 13:36

Erken teşhis edilmeyen glokom körlük nedeni

Acıbadem Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Altan Göktaş, erken teşhis edilmeyen glokom hastalığının, geri dönüşü olmayan körlüğe...

 

Acıbadem Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Altan Göktaş, erken teşhis edilmeyen glokom hastalığının, geri dönüşü olmayan körlüğe neden olduğunu söyledi.

8-14 Mart tarihleri arasında kutlanan Dünya Glokom Haftasına dair açıklamalarda bulunan Acıbadem Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Altan Göktaş, halk arasında "göz tansiyonu" olarak bilinen glokomu 40 yaş üzerindeki bireylerin yaklaşık yüzde 2'sini etkileyen ve göz hastalıkları içerisinde önlenebilen körlükler sınıfında sinsi bir hastalık olarak tanımladı.

Körlük oluşmadan fark edilemiyor

Hastalığın sinsi olmasının nedeni, son evreye gelmeden ve hastalarda görme kaybı ortaya çıkmadan fark edilememesi olarak tanımlayan Doç. Dr. Göktaş, "Dolayısıyla glokom hastalarında yapılması gereken teşhisi erkenden koyup tedaviyi erken başlamak. Çünkü görme sinirlerinden harabiyet meydana geldiğinde maalesef geri dönüşümü olmuyor. Bir gözde daha az, bir gözde daha fazla etkilenme durumu olsa da hastaların çok büyük bir kısmında hastalık her iki gözde birden görülüyor" dedi.

40 yaşından sonra yılda bir kez göz muayenesi

Hastalığın, ancak erken ve orta evrelerde görme alanı testiyle teşhis edebildiklerini söyleyen Doç. Dr. Göktaş, 40 yaşını geçen her bireyin yılda bir kez göz muayenesinden geçmesini önerdi. Doç. Dr. Göktaş, risk gruplarını şöyle sıraladı:

"Gözünde bazı nadir görülen hastalıkları olanlar, ailede glokom öyküsü olanlar, diyabeti ve hipertansiyonu olanlar risk altında. Bunları taşıyan bireylerin daha erken ve daha sıklıkla glokom yönünden göz muayenesinden geçmesi gerekiyor."

Hastalığın teşhisi kompleks

Glokomun teşhisinin karmaşık bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Göktaş, "Göz tansiyonunun tek bir sefer ölçülmesi yeterli olmuyor, belli bir süre takip edilmesi gerekiyor. Ayrıca korneanın kalınlığı da çok önem taşıyor. Kalın bir kornea varsa tansiyon olduğundan daha yüksek, ince kornea olması durumunda da göz tansiyonu olduğundan daha düşük çıkabiliyor. Bütün bu değerlendirmeler bir araya getirilip kişide glokom olup olmadığını teşhis ediyoruz" diye konuştu.

Hastalık teşhis edildikten sonra ilaç lazer ve her ikisine de yanıt vermeyen hastalar için de cerrahi tedavi uyguladıklarını belirten Doç. Dr. Göktaş, "Elbette bu tedavilerin hepsi erken aşamada başlamalı. Eğer kişide glokoma bağlı bir sinir lifi ya da görme alanı kaybı varsa maalesef bunun geri dönüşü yok" ifadelerini kullandı.

 
 

 

Kaynak:
Bu haber toplam 278 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
  • TÜGVA yaz okulu sona erdi
  • Artuklu belediyesi okul boyadı
  • Adnan Menderes Mardin’de anıldı
  • Eğitim ve Öğretim Yılı Coşkuyla Başladı
  • Muş’ta yeni eğitim öğretim yılı başladı
ANKET
İş yerinizde menfaatiniz için yalakalık yapar mısınız?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2018 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA