• Mardin24 °C
  • Diyarbakır25 °C
  • Batman21 °C
  • Şırnak18 °C
  • İstanbul22 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdoğandan Abye: Desteklerin Söz Verildiği Gibi Yürümediğini Görüyoruz
24 Mayıs 2016 Salı 20:48

Erdoğan'dan Ab'ye: Desteklerin Söz Verildiği Gibi Yürümediğini Görüyoruz

Dünya İnsani Zirvesi kapanış konuşması nedeniyle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan, vize serbestisiyle...

Dünya İnsani Zirvesi kapanış konuşması nedeniyle Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan, vize serbestisiyle ilgili olarak, "Şu ana kadar yapılanlara baktığımızda maalesef desteklerin söz verildiği gibi yürümediğini görüyoruz. Bu bir yere kadar tahammül edilir, bir yere kadar çekilir. Bir yere kadar çekildikten sonra da Türkiye nihai kararını verir. Nihai kararını verdikten sonra da kusura bakmayın ondan sonra da siz düşünün deriz." dedi.

Kapanış konuşmasında, milyonlarca insanın bu zirveye umut bağladığını belirten Erdoğan, milyonlarca insanın buradan gelecek mesajları hasretle beklediğini, Dünya İnsani Zirvesi’nin kapanış oturumu ve ardından gerçekleştirilecek kapanış töreni ile tamamlanacağını ifade etti. Erdoğan, şöyle dedi: "Ben bir kez daha bu tarihi zirvenin düzenlenmesine öncülük eden Sayın Genel Sekreter Ban Ki-mun ve ekibini kutluyorum. Zirve için İstanbul’a gelen devlet ve hükümet başkanlarına, bakanlara ve heyet başkanlarına diğer kuruluşların temsilcilerine de teşekkür ediyorum. Karşı karşıya bulunduğumuz insani krizleri çözmek, öncelikle bizlerin yani üye ülkelerin sorumluluğudur. Zirve sırasında da vurguladığım gibi doğru ve kalıcı çözümlere ancak uluslararası kuruluşlar sivil toplum örgütleri, özel sektör ve krizlerin mağduru olan kesimler olarak işbirliği yaparak ulaşabiliriz.

Doğrusunu isterseniz dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım, artık hiçbirimiz kendimizi insani krizlerin etkilerinin dışında tutamayız. Buna silahlı çatışmalardan, terör saldırılarına, doğal afetlerden, iklim değişikliğine kadar tüm insani krizler dahildir. Sınırlar, mesafeler, yükseltilmiş duvarlar, tel örgüler bizi sorunlardan uzak tutmaya yeterli olmayacaktır. Bunun en son örneğini 6 yıl süren Suriye krizinde hem de çok acı bir şekilde yaşıyoruz. Akdeniz’in azgın dalgalarının yuttuğu hayatlar, sahillere vuran masum çocuk bedenleri bu mesajı adeta bir tokat gibi insanlığın suratına çarpıyor. 12 milyon insanın yerinden edildiği, bunların 5 milyonunun çeşitli ülkelere dağıldığı bu insani kriz karşısında birkaç komşu ülke dışında kimse iyi bir sınav verememiştir. Artık bu konuda gelişmiş ülkelere başta olmak üzere herkesin sorumluluk üstlenmesi gerekmektedir.

Maalesef bugün insani krizlere maruz kalan yüz binlerce kişi imkan ve kaynak kıtlığından değil, merhamet yoksunluğundan kaybediyor, hayatını kaybediyor. Küresel vicdanın yaşanan trajediler karşısındaki kayıtsızlığı bugünkü sorunlarımızın da temel nedenidir. Gelişmiş teleskoplarla, uydularla uzayın derinliklerini araştıran insanlık hemen yanı başındaki acıları, sorunları, krizleri adeta görmüyor. Bu çarpıklığı düzeltmek için küresel vicdanı hayata geçirmeliyiz. Bizleri, çocuklarımızı, torunlarımızı ve insanoğlunun gelecekteki tüm nesillerini ilgilendiren bu sorunun çözümü için iki gün boyunca çalıştık. Şayet bu zirve vesilesiyle insanlığın ortak vicdanında küçük de olsa bir kıpırdanma sağlayabildiysek kendimizi başarılı olmuş sayacağız. Bu zirve, kayıtlarda geçmişte yapılan ve sadece konuşulup dağınılan sayısız toplantılardan biri olarak eğer yerini alacaksa, gerçekten üzülürüm. Umudum ve beklentim, dünya insani zirvesinin gerçekten insani sonuçlara vesile olmasıdır. Çünkü yardıma ihtiyaç duyan mağdurlara el uzatmak insan olmanın gereğidir. Zirve sonuçlarını takip etmeyi, bunları uygulamayı, taahhütlerimizi yerine getirmeyi insanlığa karşı görevimizin bir parçası olarak görüyoruz. Ev sahibi olarak işimizin burada bitmediğinin, tam tersine sorumluluğumuzun daha da arttığının farkındayız. Türkiye olarak insani yardımlar yanında sorunun asıl çözümü olduğuna inandığımız insani kalkınma yardımları adı alanında da çok ciddi faaliyetler yürütüyoruz. Kendi adımıza insani kalkınma modelleri ortaya çıkardık. Balkanlardan Orta Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada gerçekleştirdiğimiz yardım faaliyetleri tarihi bağlarımız yanında insanlığa karşı sorumluluğumuzun ürünüdür. İnsani zirve bu çalışmalarımız ile ilgili birikimimizi tüm dünya ile paylaşmamıza vesile oldu. Siz değerli basın mensupları da iki gün boyunca zirveyi yakından izlediniz. Yapılan haber ve yorumlar zirve sonuçlarını heyecanla bekleyen mazlumlar için büyük önem taşıyor. İnsanların yüreklerine umut tohumları ekme sorumluluğunuzu asla unutmayınız. Bu duygularla Sayın Genel Sekreter'e bir kez daha teşekkür ediyor, zirvenin hayırlara vesile olmasını diliyorum."

Erdoğan, vize serbestisi ve yapılacak yardımlarla ilgili bir soruya ise şöyle cevap verdi: "Şu ana kadar yapılanlara baktığımızda maalesef desteklerin söz verildiği gibi yürümediğini görüyoruz. Temmuz ayına kadar 1 milyar Avro'nun verileceği şeklinde dün arkadaşlarımdan bana bilgi geldi. Daha önce ben yetkililere söyledim. Bu destek Türkiye’ye gelmiyor. Bu destek kamplarda yaşayan mültecilere verilen destektir. Vermeyecekseniz Türkiye lütuf beklemiyor. Ama biz dürüstlük bekliyoruz. Türkiye kriterleri yerine getirecek. Ne kriterini yerine getirecek Türkiye. Eğer Türkiye’den kriter dediğiniz bu çadırlarda, bu konteyner kentlerde Avrupa’ya gitmek üzere bekleyen veya gidebilecek olan insanların oralara gidişini engellemek suretiyle Avrupa Birliği’ne veya AB üyesi ülkelere bu konuda gayet önemli bir destek sağlayan Türkiye'ye karşı hala kriter koyuyorsanız kusura bakmayın. Bu bir yere kadar tahammül edilir, bir yere kadar çekilir. Bir yere kadar çekildikten sonra da Türkiye nihai kararını verir. Nihai kararını verdikten sonra da kusura bakmayın ondan sonra da siz düşünün deriz. Vize meselesinde, ben mesela soruyorum. Latin Amerika ülkelerine şu anda Türkiye'den istenen şartlar isteniyor mu? Böyle bir şey yok. Onlar rahatlıkla geliyorlar, AB üyesi ülkelere giriyorlar da Türkiye’den siz bir müzakereci ülke olması hasebiyle, aynı zamanda Gümrük Birliği’ne dahil bir ülke olması hasebiyle bu tür şeyleri neden istiyorsunuz. İşte buralarda hep soru işaretleri var. Bunları benim milletim biliyor. Onun için de şu anda, 1 Haziran itibariyle geri kabul anlaşmasına yönelik bir adım vardı. 30 Haziran itibari ile de vize noktasındaki adım atılacaktı. Bu konuyla ilgili olarak arkadaşlarımız görüşmeleri yapacaklar. Bu görüşmeler sonunda netice alındı, alındı. Alınmadığı taktirde kusura bakmasınlar, bu Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamentosundan geri kabul anlaşmasına yönelik, uygulama sürecine yönelik, adım atılmasına ait karar yasa çıkmaz. Bize ikide bir kriter dayatmasınlar. Burası Türkiye."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kabineyle ilgili soruyu ise "Kabinede 9 arkadaşımızın değişimi söz konusu oldu. Tabi bugüne kadar bu hizmeti vermiş olan arkadaşlarımıza şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.^Kurucusu olduğum bir partide bu arkadaşlarımla beraber yürüdük. Şu anda bazı arkadaşlarımız çok çok farklı görevlerde istihdam ediliyor, istihdam edilecek. Partinin çeşitli kademelerinde yer alır, parlamentoda da yer alır. Yeter ki olaya sıradan bir parti mensubu, bir hükümet yetkilisi değil, bir dava adamı olarak baksın. Böyle baktığı zaman bu ülkeye hizmette kendilerine bir görev düşecektir. Buradaki anlayış da adama iş değil, işe adam mantığıyla yaklaşmaktır. Sayın Başbakan, bu yaklaşım tarzıyla bir liste önümüze getirdiler. Daha sonra kendileriyle bir istişarem oldu. Bu istişareden sonra onayımı verdim. Ve kendileri de süratle kabineyi açıkladılar. Grup konuşmalarını yaptılar, ardından MYK'yı açıkladılar. Nitekim Bakan olamayan bazı arkadaşların MYK'da görev aldıklarını gördüm. Daha farklı alanlarda da istihdam edilmeleri söz konusu olacaktır. Ülkemiz bu yeni kabineyle yürüyüşe devam diyerek, süratle, çok daha farklı bir heyecanla yürüyeceğine inanıyorum. Yarın ilk Bakanlar Kurulu toplantısını da Beştepe'de gerçekleştireceğiz. Orada da hükümet programını birlikte değerlendirme imkanımız olacak. İç, dış, terörle mücadelede neler yapacağız, bunları değerlendirme imkanımız olacak. Ekonomide nasıl adımlar atacağız, bunları değerlendirme imkanımız olacak. Ülkemiz için milletimiz için hayırlı olsun." şeklinde yanıtladı.

Cihan CİHAN

Kaynak:
Bu haber toplam 290 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ANKET
İş yerinizde menfaatiniz için yalakalık yapar mısınız?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2018 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA