• Mardin14 °C
  • Diyarbakır8 °C
  • Batman5 °C
  • Şırnak8 °C
  • İstanbul14 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdoğan: İnsan Homoekonomikus Değildir
08 Mayıs 2016 Pazar 17:58

Erdoğan: İnsan Homoekonomikus Değildir

İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler insanı yaratılmışların en şereflisi olarak, küçük evren olarak gören; devlet felsefesini ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı üzerine...

İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler insanı yaratılmışların en şereflisi olarak, küçük evren olarak gören; devlet felsefesini ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı üzerine bina eden bir medeniyetin mensuplarıyız. Biz insana makine gibi, hammadde, sermaye gibi salt bir üretim aracı olarak bakmayız, bakamayız. Bizim anlayışımda insan homoekonomikus değildir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’na katıldı. Programda Başbakan Yardımcısı Süleyman Soylu, Avrupa Birliği (AB) Bakanı Volkan Bozkır ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binalı Yıldırım da programda hazır bulundu.

Programda konuşan Erdoğan, iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin istatistiki bilgiler verdi. Yapılan çalışmalara rağmen istenilen seviyeye gelinmediğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (İLO) istatistikleri yapılan onca çalışmaya rağmen halen bu konuda arzu edilen seviyenin oldukça gerisinde kaldığımızı gösteriyor. İLO rakamlarına göre, dünyada 1,2 milyarı kadın olmak üzere 3 milyar civarında iş gücü bulunuyor.

Maalesef her 15 saniyede bir, her gün de yaklaşık 6 bin işçi, iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Her yıl 360 bin kişi iş kazası, 2 milyona yakın kişi de meslek hastalıklarından dolayı aramızdan ayrılıyor. Daha da vahimi bu sayının 22 binini çocuk işçiler oluşturuyor. Okulda olması ya da parkta oyun oynaması gereken çocuklar o minik omuzlarının taşıyamayacağı ağır bir yükün altına sokuluyor. Bunun yanında dünyada her yıl 160 milyon işçinin işle ilgili meslek hastalıklarına yakalandığına üzülerek şahit oluyoruz. Bu kayıpların yüzde 98’i şayet gerekli tedbir alınsa, var olan düzenlemeler tam olarak uygulansa önlenebilir kazalardan kaynaklanıyor. Başlı başına bu rakamlar bile üzerinde etraflıca düşünmemiz gereken çok ciddi bir sorun olduğunu göstermektedir.”

Meselenin imkan, para, teknoloji veya düzenlemelerle ilgili olmadığını belirten Erdoğan, “Ben burada meselenin imkan, para, teknoloji veya düzenleme eksikliği olduğu kanaatinde değilim. Bu utanç verici manzaranın ortaya çıkmasının esas nedeni insana yönelik çarpık bakış açısıdır. İnsanı sadece üretim aracı olarak gören mevcut anlayış insanı araçsallaştırarak, insan hayatını değersizleştirmektedir. bir fabrikanın üretim sürecinde makine ile insanı aynı değerde gören anlayışı ben asla kabul etmiyorum. İnsana bu şekilde yaklaşanlar, üretim maliyetlerini düşürmek, kar marjlarını artırmak için insan hayatını hiçe sayan adımları atmaktan elbette çekinmezler.” ifadelerini kullandı.

“İşçilerin ücretleri ve sosyal hakları kısıtlanarak, işçiyi iş kazaları ve meslek hastalıklarından koruyacak önlemleri almayarak kazanç olmaz.” diyen Erdoğan, “ O kazanç bizim değerlerimizde haramdır. Bu kazanmak değil, çalmaktır. İşçinin hakkını gasp etmektir. Bizler insanı yaratılmışların en şereflisi olarak, küçük evren olarak gören; devlet felsefesini ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı üzerine bina eden bir medeniyetin mensuplarıyız. Biz insana makine gibi, hammadde, sermaye gibi salt bir üretim aracı olarak bakmayız, bakamayız. Bizim anlayışımda insan homoekonomikus değildir. İş kazalarının azaltılması, can kayıplarının ve emek sömürüsünün önlenmesi için öncelikle kendimizi düzeltmeli, insanı merkeze alan bir anlayışı iş hayatına hakim kılmalıyız.” şeklinde konuştu.

İŞÇİLERİ DE UYARDI

Sadece hükümetin veya iş verenlerin alacağı tedbirlerle bu sorunun üstesinden gelinmesinin mümkün olmayacağına vurgu yapan Erdoğan, işçilere de şu uyarılarda bulundu: “İşçilerimizin de gerekli hassasiyeti göstermesi onların da bu konuda dikkatli olması gerekir. Günlük hayatımızda veya denetimlerimizde şu manzaralara sıkça rastlıyoruz: Hükümet kuralı koymuş, işveren de üzerine düşeni yapmış. İşçimiz çok basit nedenlerin arkasına sığınarak, hatta ‘bana bir şey olmaz’ diyerek, bu tedbirleri uygulamıyor. Hava sıcak diye bareti takmıyor. Rahatsız ediyor diye koruyucu elbisesini giymeyen, hemen hallederim diye temel güvenliğini almayan işçi öncelikle kendi canını tehlikeye attığın bilmelidir. İşçilerin ve sendikalarımızın bu konuda azami derecede dikkatli olması, gerekli imkânları sonuna kadar kullanması, olmadığı zaman da işvereni uyarması gerekir."

'1 MAYIS'I SOKAKLARI TERÖRİZE ETMENİN ARACI HALİNE GETİRME ÇABASI İÇİNDE OLDULAR'

Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarına ilişkin de konuştu. Son yıllarda sendikaların büyük bir kısmının 1 Mayıs’ı ruhuna ve manasına uygun bir biçimde kutlanmasından memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Ne yazık ki ülkemizde yaşanan elim kazaları dahi istismar etmekten, bu hadiseleri kendi çıkarları için kullanmaktan imtina etmeyen bir kesimle karşılaşıyoruz. İnsanların acılarını kanatmaktan çekinmeyenler 1 Mayıs İşçi Bayramlarını yakmanın, yıkmanın sokakları terörize etmenin bir aracı haline getirmenin çabası içinde oldular. Emekçi kardeşlerimizin fedakarlıklarının, alın terlerinin sembolü olan bu anlamlı günü terör propagandası yapmak, canlı bombaları kahramanlaştırmak için bir fırsat olarak görenler var. İşçilerini hak ve hukukunu savunması gereken örgütlerden bazıları da bu noktada hep sorumsuz bir tavır sergilediler. Emekçileri kendilerine kalkan yaparak polise, kamu mallarına, dükkanlara saldırmanın işçi hakları ile bir alakası olabilir mi? Terör örgütü flamaları ile yollara dökülmenin işçi bayramı ile ne ilgisi olabilir? Bu tavır her şeyden önce emekçi kardeşlerime yapılmış bir hakarettir. Bu tarz eylem ve söylemler en çok ta bu bayramın gerçek sahibi işçilerimizi rencide etmektedir. Son yıllarda sendikalarımızın büyük bir kısmının 1 Mayıs’ı ruhuna ve manasına uygun bir biçimde tam bir işçi bayramı olarak kutlamalarından memnuniyet duyuyorum. Bu manzarayı ülkemizin normalleşmesinin, olgunlaşmasının ve demokratikleşmesinin bir parçası olarak gördüğümü de özellikle belirtmek istiyorum."

Cihan CİHAN

Kaynak:
Bu haber toplam 119 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EKONOMİ
  • Midyat’ta Mezarlıkta Yangın
  • Beş Kardeş Beş Kırık Umut
  • Cumhurbaşkanına olan sevgisini kalemin ucuna yazdı
  • Derik zeytininde hasat zamanı
  • AK Parti İl Başkanı Erdoğan’a görkemli karşılama
ANKET
Sizce insan en çok hangi durumda en çok ilgilenilen kişi olur?
Tüm Hakları Saklıdır © 1997 - 2017 Midyat Habur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : 04824641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA