

Dargeçit'te 2 kemik bulundu
MARDİN - Mardin'in Dargeçit İlçesi'nde 17 yıl önce kaybedilen 7 kişi için gösterilen yerde yapılan kazıda insan kemiğine rastlanmaması üzerine, yakınlarını kaybeden aileler kendi imkanlarıyla başka bir alanda kazı çalışması yaptı. Yapılan kazılarda 2 kemik parçasına ulaşan aileler, kazıların yeniden başlatılmasını istedi.
Mardin'in Dargeçit İlçesi'nde, Dargeçit Jandarma Komutanlığı'nın 1995 yılında gözaltına aldığı Davut Altınkaynak, Süleyman Seyhan, Hikmet Kaya, Abdurrahman Coşkun, Abdullah Olcay, Mehmet Emin Aslan, Nedim Akyön ve Seyhan Doğan'ın toplu gömüldüğü belirtilen alanda yapılan kazılarda insan kemiğine rastlanmaması üzerine, aileler kendi imkanlarıyla kazı çalışması başlattı. Sabah saatlerinde Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı, adili tıp uzmanı ile askeri yetkililerin bulunduğu bir heyet Dargeçit'e bağlı Bağözü (Tiruva) Köyü'ne geldi. İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu ve insan hakları savunucusu Eren Keskin'inde aralarında bulunduğu bir heyette köye gelerek yapılan kazıları izledi. Köyün girişinde bulunan ve yıkılmış bir evin yanında yarım saat süren ve kepçe ile yapılan kazı çalışması sonlandırıldı. Kazıları izleyen aileler yapılan kazının yeterli olmadığı, köyün mezarlığı ile köyün içinde bulunan eski bir kuyuda toplu mezarın bulunduğu iddiaları üzerine söz konusu alanlarda kazının yapılmasını istedi. Ancak savcılık tek bir nokta için izin aldıklarını belirterek kendisiyle birlikte gelen adli tıp uzmanı ve çalışanlar ile köyden ayrıldı.
Kayıp yakınları kazı yaptı
Yağan yağmura rağmen köyde bekleyişini sürdüren kayıp yakınları, söz konusu iddialar üzerine köyün ortasında bulunan, taş moloz ve ağaç parçalarıyla dolmak üzere olan su kuyusunda kazı çalışması başlattı. Ellerine aldıkları kazma ve küreklerle, 4 metrelik kuyuya merdiven indirerek iplerle inen kayıp yakınları, el yordamıyla kemik bulmaya çalıştı. Uzun süren aramalardan sonuç alamayan aileler, Dargeçit Belediyesi'nden kepçe talebinde bulundu. Gelen kepçe ile kuyunun etrafını açan kayıp aileleri kovalarla kuyudan suyu tahliye etti. Etrafı açılan kuyudan çıkan molozlar arasında 2 kemik parçası bulan aileler, delillerin zedelenmemesi için çalışmalarına son verdi. Bu arada ailelerin arama çalışmasını izleyen İHD Kayıplar Komisyonu Üyesi Leman Yurtsever, Dargeçit Belediye Başkanı Süleyman Aslan, İdil Belediye Başkanı Selahattin Acar, BDP yöneticilerin arasında bulunan İHD heyeti, çıkan kemikleri Dargeçit Cumhuriyet Savcılığı'na teslim etmek için aldı.
‘Yeniden kazı çalışması için başvuracağız’
Kayıp yakınlarının yaptığı kazıları izleyenler arasında bulunan insan hakları savunucusu Eren Keskin, bölgenin bir çok noktada toplu mezar iddialarının olduğunu hatırlatarak, bu kazı çalışmasının başlatılması için 2 yıl önce başvurulduğunu ifade etti. Bir nokta da yapılan kazıların aileleri tatmin etmediğini söyleyen Keskin, yeniden kazı çalışması yapılması için başvuruda bulunulacağını ifade etti. Yapılan kazılar için eşi Hayat Altınkaynak ile Dargeçit'ten gelen ve 17 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan 14 yaşındaki Davut Altınkaynak'ın babası Abdulaziz Altınkaynak, yapılan çalışmaların yeterli olmadığını ve geniş bir kazı çalışması yapılması gerektiğine vurgu yaptı. Baba Altınkaynak, oğlunun İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gece yapılan bir baskın sonucu amcasının evinden alındığını ve bir daha kendisinden haber alınamadığını belirtti. Altınkaynak, oğlunu sormak için gittiği Jandarma Karakolu’nda kendisine "Oğlunu serbest bıraktık" denildiğini ifade ederek, yapılan çalışmaların yeterli olmadığını yineledi.
‘Oğlumu Filistin askısına asmışlardı’
Oğlu evde olmadığı için o gece kendisinin gözaltına alındığını aktaran anne Hayat Altınkaynak ise, yaşananları şöyle anlattı: "Oğlum evde olmadığı için beni gözaltına aldılar sonra da amcasının evine giderek oğlumu yataktan çıkarmışlar. Onu da karakola getirdiler 3 gün gözaltında kaldım. Sonra beni bir yere götürdüler oğlum Filistin askısı denilen işkence aletine asılıydı. Ağzından ve burnundan kan akıyordu. Beni görünce 'Anne bana su ver' diye ağladı. Ama su yoktu, ona su veremedim. Oğlumun yaşında 2 çocuk daha oradaydı. Onlarda duvarın dibine dizilmişlerdi. Daha sonra beni serbest bıraktılar, oğlumu bırakmalarını istedim. Ancak bana 'Sen git onu bırakacağız' dediler ve ben eve döndüm ancak ondan bir daha haber alamadık."
Akşama kadar yağan yağmurun altında ateşler yakarak bekleyişlerini sürdüren kayıp yakınları ve İHD heyeti karanlığın çökmesi üzerine köyden ayrıldı. DİHA

İnternette rekor kıran fotoğraflar

En güzel 50 kadın arasında bir Türk

Ocak ayında plajda

Süryaniler Doğuş Bayramını Kutladı
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

Pelin Batu: Türk Ordusu porno koleksiyoncusu

İpekçi, Elönü’yü marjinal görünce olanlar oldu

Mehmet Altan: Kanırta kanırta mezhep siyaseti yapılıyor

Tacizci doktor habercileri dövdü
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
Tel : 0542 222 2436 / Faks : 0482 4641346 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA















































